spot_img

Cildi genç tutmanın yolları

Bazıları 40 yaşında iken az önce 30’unda gösterir, bazılarıysa 40’iken fazla daha yaşlıdır. Nedir peki bunun sebebi? Sadece genetik kalıtımdan mı ibarettir görünümümüz yoksa dış etmenlerle beraber yaşam tarzı ve yaşam koşulları da rol oynar mı? İşte cevapları…

Yüzdeki sarkmaların, kırışıklıkların sebepleri ve çözümleri

Yüzünde aynı binaların kolonları gibi, onu ayakta tutan, sarkmasını engelleyen kemikleri vardır. Bilhassa elmacık kemikleri, çene hattı ve şakak bölgeleri yüzün kolonlarıdır. Bu bölgelerde kemikte oluşan eskime ya da kayıplar, yüzün ağır ağır aşağıda içten sarkmasına sebep olur. Altı eriyen zeminden benzer toprak kayması gibi yüzün derisi de kaymaya başlar. Bu kaymayı nazolabial bölgedeki ve çin bıyığı bölgesindeki ve çene hattındaki ligaman adı bahşedilen barajlar önler. Bu sebeple de sarkan deri bu bölgelerde katlantı biçiminde toplanır. Belirli bir müddet sonra dolgularla onarılamayan bölgeleri açtırmak için cerrahi yöntemlere başvurulmak zorunda kalınır.

Halbuki işi bu seviyeye getirmeden önlem edinmek daha basit ve pratiktir. Yaşlanmayı geciktiren uygulamalardan biri de boşalan hacimleri tekrar anatomiye uygun olacak şekilde, katiyen abartmadan, sadece restore ederek doldurmaktır. Yüzün geneli değerlendirildiğinde yaşla beraber ana kemik kolonlarında aşınmalar başlayabilir. Bu volüm kaybı bazende kilo verimiyle görülebilir. Erken zamanda yapılan müdahalelerde elmacık kemikleri, şakak bölgesi ya da çene hattına müdahalelerle sadece kaybedilen volümü yerine koyarak, çok doğal ve başarılı sonuçlar elde edilebilinir. Dolgu uygulamalarının amacı gerçekten yüzü şişirmek yok, sadece boşalan volümü takviye ederek yüzü eski destek kolonlarına kavuşturmak, bu nedenle cildin aşağıda dürüst sarkmasına engel olmaktır. Dolgu uygulaması sonucu elmacık, şakak ve çene hattının doldurulmasıyla daha V shape bir yüz şekli elde edilirken, aynı zamanda yüze lifting verilerek çin bıyıklarının ve nazolabial olukların hafifletilmesi sağlanır. Böylece yüzün volüm kaybı sebebiyle sarkma süreci yavaşlatılmış olunur.

Kollajen kaybının sonuçları ve çözümleri

20 li yaşların sonunda 30 ların başında cildimizde kollajen kırılmaları başlar. bununla birlikte kollajenin her yerde üretimide azalır ya da durur. Bu kayıp devam ettikçe esneklik kaybı baş gösterir. Elastikiyetin kaybolmasıyla yüzdeki deri kalitesi bozulur. Deri sarkmaya başlar. Çene kenarından aşağı içten gevşeyen cilt başta nazolabial oluklarda ve çin bıyıklarında toplanıp katlantılara sebep olarak, yüzde, yaş alma belirtileri oluşturur. Hemencecik herkeste görülen bu kollajen kaybını, zorunlu zamanlarda yerine belirlemek mümkündür. Kayıtlı aralıklarla yelken direği cilde uygulanan kollajen aşıları, zamanla var olan kayıpları yerine koyar. bununla beraber yüze lifting etkisi ve nem vererek canlılığı, dinçliği korur. Yine süre içerisinde gözeneklenme ve lekelenme problemi başlayan ciltleri erken zamanda yapılan takviyeler ile tedavi eder.

Deri yorgunluğu, lekelenme artışı ve çözümleri

Yaşla beraber şüphesiz maruz kalınan güneş miktarıda artmaktadır. Güneş vücudumuzda birçok yardımcı somut üretime sebep olurken bir yandan da cildi kurutması ve ozon tabakasındaki delinmeler sebebiyle bize ulaşan UV ışınlarıyla pigment sentezimizi etkileyerek zararlı etkiler oluşturmaktadır. Zamanla ciltte lekelenme ve renk eşitsizliği meydana gelir. Bu da dışarıdan bakıldığında deri kalitesini epeyce düşürür. Güneş maruziyeti sonucu oluşan ince kırışıklıkların ve yüzdeki renk dalgalanmasının önlemek bazı mezoterapi uygulamalarıyla mümkündür. Içten seçilen karışımlar ile cilt nemlendirilirken ince kırışıklar önlenmiş olur, aynı zamanda farklı alanlara yönlendirilmiş vitamin ve mineral uygulamaları ile de pigmentasyon farkının önüne geçilerek canlı ve tek renk bir cilt elde edilebilir.

Hhyalüronik asit ve su kaybının sonuçları ve çözümleri

Ciltte su kaybının başlamasıyla birincil belirti olarak kuruluk ortaya çıkar. Kuruluk zemininde yapılan mimik hareketleri zamanla yerleşik buruşukluk halini alır. Bu sürecin ilerlemesiyle kişi mimik yapmazken bile , bu ince kırışıklıklar bilhassa ağız çevresinde belirgin bir şekilde var olurlar. Bu da kişiye yaşlı bir görünüş verir. Bu gibi ince kırışıklıkların önlemek nedeniyle 30 lu yaşların hemencecik başında cildin nem kaybı hissedildiği gibi, hemencecik saf hyalüronik asit takviyelerine başlatmak gerekir. şahsi seçilecek nem aşıları ya da gençlik aşıları ile cilde olması gereken nem geri kazandırılır.

Kaz ayakları sebepleri ve önüne geçmenin yolları

Hemencecik herkesin hissi tepkisi olarak mimikleri bulunur. Yüz mimiklerimiz genelde kaz ayaklarıyla gülme, kaşlarımızı çatarak kızma, alnımızı kırıştırarakta şaşırma şeklindedir. Gençken etkin kullandığımız mimiklerimizin bize hiçbir zararı yoktur. Fakat yaş aldıkça mimik yapmadığımız halde kızma çizgimiz, kaz ayaklarımız, alındaki çizgilerimiz kalıcı olmaya başlar. Bu da mimik yapmazken bile kızma ya da dermansızlık ifadesine neden olur. Oluşan bütün kırışıklıklar da karşıdan bakıldığında yaşlılık göstergesi olarak değerlendirilir.

Halbuki bu kırışıklık daha oluşmadan, epeyce pratik bir usul olan botoks uygulamalarıyla engellenebilir. Botoks uygulamaları kırışıklıkların önlenmesinde epeyce başarılı olduğu gibi bununla birlikte şakak bölgesinde ve alında minimal gerilmeye de sebep olarak yüzü yukarı taşımakta ve epeyce fresh ve genç bir görünüm sağlamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz bütün uygulamalar sahiden epeyce pratik ve kişinin sadece 3 ya da 6 ayda bir kendine ayıracağı 15 dakikalık müdahaleler ile mümkündür. Üstelik kısa süreli bu müdahaleler sonucu yaşlanma süreci epeyce ertelenebilir.Anlaşılacağı gibi genç belirmek yalnızca genetik miras değildir. Eğer cildinize ve kendinize kısa süreler ayırırsanız geçkin yaşlarda bile fazla daha taze, albenili ve canlı bir yüze, yüksek deri kalitesine sahip olabilirsiniz.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here