spot_img

Aldatıldıktan sonra yaşam var mı

Çok doğal olarak öyle çok insan aldatıldıktan daha sonra yeniden asla eşine güvenemeyeceğini, inanmak istese bile bunun mümkün olmayacağını düşünür. Bir defa aldandım, ya tekrar yalan söylerse ya tekrar aldatırsa veya yine anlamazsam korkusuyla ya ilişkiyi inançsızlıktan bitirir ya da erkeğin hatasını burnundan getirir. Hadi sadece erkeğin burnundan getirse bir yerde yargı etti diyeceğiz, fakat birçok zaman bayan en büyük cezayı kendisine çektirir.

Paranoyak ayla gelir. Erkeğe göz açtırmamak, tekrar aldatmasına fırsat vermemek için göz hapsinde tutacak diye, fiilen kendi hayatını çöpe atar. Bunun sonucunda doğal olarak ilişkinin doğallığı bozulur, tartışmalar başlar. Kadın nevropat olur. Erkek tartışmadan sakınmak için kendisini işe verir. Adamı ara fakat evde bulasın. veya erkek yaptığı hataların diyetini ödeyecek diye süklüm püklüm olur. Karısı ipini ne kadar kısa tutarsa tutsun durumu kabullenir. Bu kez da ne erkeğin kendisine saygısı kalır ne de erkeğin kendisine.

Aldatılmışlık en çok öfke yaratır

Biliyorum. Ama bu öfkeden arınıp “alışılagelmiş” hayatınıza dönemezseniz eğer, bu öfke en fazla size zarar verir. Daha önce de söylediğim gibi eşinize, eşinizin ders almışlığına, ilişkinize lakin en çok kendinize itimat etmek zorundasınız. Siz bu duyguyu tanıdınız artık. Baştan başınıza gelirse, emin olun yeniden anlayacaksınız. Hani şaşırtmacalı resimler vardır ya; bakarsınız resimde bir vazo var. Daha titiz bakarsanız, resimde vazo yerine birbirine dönük kontrast renkte iki yüz seçersiniz ya… O karşıtlığı bir defa gördüğünüz, bundan böyle resme baktığınızda sadece vazoyu görmeniz olası değildir. Gözünüz, beyniniz bilir o resimde neler olduğunu.

Tıpatıp bunun gibi, siz de ilişkinizde nelerin değiştiğini artık bilirsiniz. Eşinizin size öbür davrandığını, kendi hayatında yaptığı değişiklikleri, size bakışının dokunuşunun ayrı olduğunu artık hissedersiniz.

Yani eşinizi peşine düşüp takip etmenize, telefonunu, bilgisayarını karıştırmanıza hiç gerek değil. Geçmişte yaşananlar yüzünden bir ömür keza onu keza kendinizi hükümlü edemezsiniz. Eğer bugüne dair bir değişkenlik hissederseniz, o zaman gereğini düşünürsünüz zaten. Yok her şey yolundaysa, eşinizin size bakışında, sohbetinde, davranışlarında sizi kesin olmama ettirecek bir şey yoksa, sevildiğinizi hissediyorsanız, bırakın artık geçmişi. Geriye bakarak ilerleyemezsiniz.

Krizi fırsata çevirin

İhanet birçok yuvayı yıkar. Oysa bazı çiftler bu krizi fırsata çevirmeyi bilir. Iki Taraflı çabayla ilişki fazla daha sağlam, bir daha benzer şeylerin yaşanmayacağı ülkü getirilebilir. Nasıl mı?

Her şeyden önce güveni tazeleyerek. Fakat hemen söyleyeceğim şey hiç hoşunuza gitmeyecek; önce erkeğin kendine olan güvenini baştan kazanması lüzum. Şimdi “Delirdin mi? O da nereden çıktı? Kadının güveni yıkılmış, gururu incinmiş. Özgüveni darmadağın olmuş. bundan başka paşanın kendine güvenini mi düşüneceğiz” diyeceksiniz. Hiç adil değil biliyorum. Ama eşini baştan kazanabileceğine güvenmeyen insanın mücâdele etmek için de sebebi kalmıyor maalesef.

İlşkiyi kurtarmak istiyorsanız

Önce motivasyon gerek. Nasıl meslek uygun büyük bir hata yaptığınızda özgüveniniz zedelenir, yaptığınız her işi her zaman kontrol etme ihtiyacı hissedersiniz ve adalet etiğinize inansanız bile patronunuzun karşısına çıkıp zam istemeye yüzünüz olmaz; o hesap!

Bu durumda maalesef aldatılan kişiye de meslek düşüyor. Karşınızdaki insana şiddet belirlemek tekrar sizin elinizde. Bırakın şiddet vermeyi, yüzüne bakmayı bile lütuf gibi hissediyorsunuz biliyorum. Ama her ne dek kurban siz olsanız da unutmayın ki şu an hasta olan ilişkiniz. Ortak çekişmek, cezalandırmak yerine el ele verip ilişkiyi birlikte kurtarmaktan başka şansınız yok.

Natürel eğer ilişkiyi kurtarmak istiyorsanız.

Sevgiler…

Yeşim Varol Neşelendirici

Tavır Bilimleri Uzmanı

özel içeriğidir.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here