spot_img

Buz dağının görünen kısmı: Cinsel gönülsüzlük

Öfkenin işaretleri olarak sinirden kıpkırmızı olmuş yüzleri, en yüksek perdeden gelen bağırışları, sertçe çarpılan kapıları görürüz. Ancak öfke çok başka işaretlerle de kendisini belli eder. İnsan şahlanmış olduğunun farkına varmadığı veya anlasa da kabul etmek istemediği zamanlarda içinde biriken öfke, uyuşukluğa ve sonrasında cinsel isteksizliğe dönüşür.

Çift Terapisti & Cinsel Terapist Uzm. Psk. Dan. Eyüp Sarı, cinsel isteksizlik nedenleri hakkında data verdi.

Öfkemizi niçin ifade edemeyiz

Partnerimize dargın olduğumuzda, bu kızgınlık sonucu uyuşuk ve melankolik bir ruh haline kapılır ve onunla seks yapmak istemeyiz. Öfkemizi görmezden gelmeyi yeğlememizin de 2 nedeni vardır.

1- İlk olarak bizi sinirlendiren olaylar biz daha onların farkına varmadan, son derece hareketli ve kaotik ortamlarda (kahvaltı sırasında, çocukları okula gönderme telaşında vs.) öyle ivedi gerçekleşir fakat öfkemizin nedenini tamamen belirleyip onu ifade etmeyi başaramayız. Ok yayından çıkıp bizi yaralamıştır bir kere ama okun zırhımızı bütünüyle nasıl ve ne zaman deldiğini tahsis etmek için zorunlu verileri ve bağlamı zihnimizde bitmiş oluşturamayız.

2- İkinci neden ise öfkemizin farkında olduğumuz zamanlarda bile onu ifade etmekten çoğunlukla kaçınmamızdır. Bizi yaralamış olan şeyler gözümüze böylece ufak, değersiz ve abuk subuk görünür fakat onları dile getirdiğimizde karşımızdakinin bize gülmekten kendisini alamayacağını düşünürüz.

Sessiz savaşın kaybedeni ilişki olur

Ağırbaşlı geçen bir hafta baştan başa bir taraf ötekinin attığı o ufak oklardan düzinelercesine niyet olur ve kendisi de bunlardan karşısında tarafa düzinelerce atar, keza de ne oklara amaç olduğunun, ne de kendisinin ok fırlattığının farkına vararak. Bu yaraların izleri, çiftin arasına giren o belli belirsiz soğuklukta görülür; zaman içinde bu soğukluk çiftin seks yapma isteğini öldürür, çünkü seks keyifsiz olduğumuzda, özellikle de bunun farkında bile olmadığımızda karşımızdakine vermekten kolaylıkla vazgeçtiğimiz bir hediyedir. Bu şart çoğu kez daha da kötüleşip içinden çıkılmaz bir hal alır. Partnerini istemeden yaralamış olan taraf, seks yapma ricası reddedilerek cezalandırılır. Bu da reddedilen tarafın daha da üstü kapalı oklar atmasına niçin olur. Oklara maksat olan taraf ise aldığı yaraların farkına varamaz, varlıklarını bile bilmediği bu yaraları çare etmek için de çaba harcamaz. Bir türlü kapanmayan bu yaralardan dolayı kendini geri çeker ve saldırır, oysa bunları neden yaptığını ne kendisi ne de partneri bilir.

”Bugün Havamda Değilim”

Güvenilir bir iş arkadaşı, sevgi batmış bir arkadaş ve topluma yararlı bir kişi olarak görülen iyi niyetli ve akla yatkın kişilerin aralarında bile aşağıdaki gibi bir patlama yaşanır:

CEM: Sen aslında benimle hiç sevişmek istemiyorsun, pek yok mi?

FUNDA: Hayır istiyorum natürel de, bugün havamda değilim.

CEM: Defalarca aynı şeyi söylüyorsun.

FUNDA: Hayır, söylemiyorum. Kendimi buna mecburi hissetmek istemiyorum yalnızca.

CEM: Ben seni hiçbir şeye mecbur etmiyorum!

FUNDA: Baksana şu haline. Tabii oysa ediyorsun.

CEM: Acaba frijit misin diye düşünüyorum ara sıra.

FUNDA: Ben de senin iğrenç bir adam olduğunu düşünüyorum.

CEM: Ben salonda yatacağım.

FUNDA: Umurumda yok, nerede istiyorsan orada yat.

Dünyanın her yerinde her lahza yüzlerce şayet de binlerce bu cins konuşmalar yapılır. Süre kaybına ve ruhsal sorunlara neden olan bu konuşmalar aslında son derece gereksizdir; çünkü birbirlerine şu lahza ne kadar hakaret ediyor gibi görünseler de her iki taraf da birbirini fiilen sevip kibar olmayı bilen kişilerdir, ancak bunu yeniden anımsamaları için öfkelerinin nedenlerini saptamaları gerekir.

Günümüzde, çiftlerin birbirlerine neden ok attıklarını ve ilişkilerin niçin sona erdiğini bilecek kadar insan denen varlığı tanımış durumdayız. İlişkilerin sona ermesinin nedenleri, psikoloji kitaplarında duygusuz ve net bir dille açıklanmıştır. İstediğimiz tüm bilgiler o kitaplarda durur, oysa bir açıkgözlük yapıp kriz anlarında bize bir türlü asistan olmaz. Böyle kriz anlarında önerilerini dinleyeceğimiz, nesnel gözlemcilere ve zihnimize iyi düşüncelerin yerleşmesini sağlayacak mantralara gereklilik duyarız. Bunu şüphesiz daha akıcı işleyen bir DÜNYA, çiftlerin birbirleriyle savaşlarına bir son vererek, onları sessiz bir odaya davet ederek yapacaktır.

Dünyanın, en azından ülkemizin bu seviyeye gelmesi süre alabilir. Siz bir şeyler yerine getirmek isterseniz izdivaç terapisi deneyimi bu ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayacak, özleminizi duyduğunuz ilişki için size mentörlük edecektir.

özel içeriğidir.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here