spot_img

Pandemi sürecinden psikiyatrik hastalığı olanlar daha fazla etkileniyor

Salgın hızlanıyor, uzmanlar uyarıyor. Ölümcül virüsün mutasyonu bile değişim geçiriyor. Uzmanlara kadar vaka sayısı her gün yüzde 5 oranında artıyor. Tüm dünyada etkisini bildiren koronovirüs salgını ülkemizde de devam ediyor. Ülkemiz genelinde büyük bir endişe ve endişe bozukluğuna yol açan şart, konu son derece hassas olan Psikiyatrik hastalıkları olan ırk olunca fazla daha fazla endişe verici oluyor. Koronavirüsün yol açtığı kovid-19 küresel salgınıyla birlikte ortaya meydana çıkan özellikle yalıtım durumunun psikiyatrik hastalıkların seyrini değişik oranlarda etkilediğini belirten BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Uzm. Psk. Beldem Sekban, bu hastalıkların takibinin ihmalkârlık edilmemesi uyarısında bulunuyor.

Psikolojik çare gerektiren durumlar

Koranavirüs salgınıyla birlikte toplumsal endişenin de arttığını, bunun da sahiden beklenen “işlevsel üzüntü” olduğunu ifade eden Uzm. Psk. Beldem Sekban tedavisi devamlı bireylerin çare süreçlerini ve terapilerini aksatmamaları gerektiğini söyledi.

Koranavirüs salgınıyla birlikte ortaya çıkan kısıtlamalarla birlikte böylece çok kişi kaygı ve endişenin de arttığını yineleyen Uzm. Psk. Beldem Sekban terapi gerektiren durumları ve psikolojideki güncel yöntemleri anlattı:

– Gündelik ihtiyaçlarımızı yerine getiremez olduğumuzda;

– Organik olarak açıklanamayan sebeplerle bazı organlarımızda işlev kaybı yaşadığımızda, vücudumuzda gözle görülür bir takım bedensel belirtiler ayrım ettiğimizde veya ağrılar hissettiğimizde;

– Baş edemediğimizi hissettiğimiz stresli yaşam olayları,

– İlişkisel problemlerimiz,

– Uyku, iştah ve konsantrasyonda bozulmalar (tıbben bir sebebi yokken);

– Yoğun kaygılarımız,

– Kafamızdan atamadığımız fikirler, takıntılar olduğunda,

– Öfkeli, dürtüsel, düşmanca ve saldırgan bir tavır içine girdiğimizi ayrım ettiğimizde

– Adamak için çabaladığımız ancak başaramadığımız alışkanlıklarımız, gündelik hayatımızı etkileyen fobilerimiz var ise,

– Hayattan zevk alamama, ilgi kaybı, umutsuzluk, mutsuzluk, değersizlik, yetersizlik vb. duygular hissettiğimizde,

– genel olarak aslında işlevselliğimizi kaybettiğimizi düşündüğümüz durumlarda bir uzmandan takviye alabiliriz.

Bilişsel davranışçı terapi nedir

Bizler aslında gerçeğin bize yansıdığı kadarını görüyoruz. Bir yönünü görüyoruz. Ama daha geniş bir açıdan bakmayı öğrenebildiğimizde gerçeğe fazla daha artı yaklaşıyoruz.

Her insan biricik, her insanın yaşantısı da biricik. ara sıra yaşantımızda bize mutsuz, çaresiz vb. duygular hissettiren olaylara maruz kalabiliyoruz ve bu olaylar sonucu aklımıza bazı fikirler geliyor. Oysa bu olayları değerlendirirken tam olarak objektif olabiliyor muyuz? Yoksa gerçeğin bize olan yansımasını mutlak doğru olarak kabul edip işlevsiz düşüncelerle mi boğuşuyoruz? Bu noktayı sorgulamak gerekli. Bize fena hissettiren olayları değerlendirirken:

– Başkaları bu koşul aleyhinde nasıl düşünürdü?

– Arkadaşımın başına gelse ben ona ne nasihat verirdim, ona ne söylerdim?

Bu sorularla, maruz kaldığımız olayların diğer sonuçlarına da odaklanmış oluyoruz. Bu şekilde daha geniş açıdan bakabildiğimizde de bize fena hissettiren düşünceler yerine alternatif fikirler geliştirebiliriz. Düşüncemiz değişirse duygumuz da değişir. Yeni duruma adapte olmamız kolaylaşır.

Bilişsel Davranışçı modele göre bütün psikolojik bozukluklarda danışanın duygularını ve davranışlarını etkileyen işlevsiz düşüncenin yaygın olduğu bilinmektedir. Bu modele tarafından, bir olay yaşıyoruz ve bu olay sonucunda aklımıza fikirler geliyor. Ara Sıra bu fikirler işlevsiz olabiliyor. Düşüncelerimiz de duygularımızı etkiliyor. Hissettiğimiz duyguya tarafından de bir tepki geliştiriyoruz. Yani duygularımız da davranışlarımızı etkiliyor. Gerçekte fikirler, duygular ve davranışlar hepsi birbirini etkileyen bir döngü şeklinde. Biz olayı nasıl görüyoruz? Ne gibi düşüncelere sahibiz? Ne hissediyoruz ? Nasıl davranıyoruz? Alternatif olarak ne düşünebiliriz, neler yapılabilir? Esas olarak bu sorulara hedefe kilitlenmek gerekiyor. İnsanlar düşüncelerini daha gerçekçi ve duruma uyarlayıcı bir şekilde değerlendirmeyi öğrendiklerinde duygu durumları ve davranışları iyileşme gösterecektir.

Çare planı için danışanların mevcut düşünceleri, inançları, davranışları, hangi durumun onları tetiklediği, esas gelişimsel olayları ve olayları yorumlama biçimleri dikkate alınır. Güçlü yönleri keşfedilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi genelde “derhal ve buradaya” odaklanır. Amaca yöneliktir. Sorun odaklıdır. Zinde bir terapötik ilişki ve danışan-terapist iş birliğine dayanır. Danışanların us hatalarını, inançlarını belirlemeyi, değerlendirmeyi ve davranışsal değişikliği amaçlar. Eğiticidir. Danışana kendi terapisti olma yolunu gösterir. Bu Vesile Ile tedavi bittikten sonra da danışana, zorluklarla karşılaştığında nasıl baş edebileceğini öğretmiş olur.

Danışanlara en etkin tedaviyi ve hizmeti sunabilmek adına hastanemizde psikolog psikiyatrist ve nörolog koopere bir biçimde çalışmaktadır. Zorunlu görülen durumlarda birimler arası yönlendirmeler yaparak destekleyici tedavi uygulanır. Bu tedavide Psikolog, Psikoterapi süreci ile ilgilenir. İlk görüşmede danışana özgü bir tedavi planı oluşturulur ve danışanla birlikte terapi hedefleri belirlenir. Bu terapi hedefleri doğrultusunda da diğer seanslar şekillendirilir. Kişisel Psikoterapi seansı yaklaşık 50dk sürer. Ayrıca psikoloji ve psikiyatri bölümü hastanede yatışı olan hastalara da psikolojik yardım hizmeti sağlar. Bu yardım hastadan sorumlu doktorun talebi doğrultusunda olabileceği gibi hastanın kendi isteği ile de gerçekleşebilmektedir.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here