spot_img

Aşk acısı yeni bir fobinin habercisi

Oluşan aşk acısı kişilerde fiziksel, zihinsel, somut çoğu değişikliğe sebep oluyor. Peki aşk beynimize, duygu dünyamıza ve bedenimize neler yapıyor? Umulmadık anda veya zamanla biten ilişkilerin kişilerde aşık olma korkusuna yol açtığını belirten Bilinçaltı Uzmanı Lily Lale Yılmaz, “Ayrılık sonrası yaşanan negatif olaylar bilinçaltında aşık olma korkusunu geliştiriyor. Bu korkuyu oluşturan asıl duygular, terk edilme ve kandırılma korkusudur” dedi.

Bitmiş aşık olma korkusu çıkıyor

Hepimizin geçmişte yaşadığı, unutamadığı bir aşk hikayesi mutlaka vardır. Ancak ilişkiler kimi vakit istenildiği gibi ilerlemediğinde, kişilerde tramvalara neden oluyor. Yaşam kalitemizi fazlasıyla etkileyen bu koşul şehvetli çöküntülere, özgüven kaybına ve en önemlisi de yeniden aşık olma korkusuna davetiye çıkarıyor.

Aşık olduğumuz kişinin bilinçaltımızda bir kimlik oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, “Aşk fazla kuvvetli bir duygudur. Yoğun duyguların yaşandığı ilişkiler, kimi zaman istenildiği gibi ilerlemez ve farklı alanlara yönlendirilmiş sebeplerden dolayı ayrılıklar yaşanır. Ayrılık sonrasında mutsuzluğa kapılan birey bilinçaltına ‘bir daha aşık olma’, ‘artık katiyen mutlu olamayacaksın’ gibi kodlamalar yapar. İşte bütün da bu noktada yapacağımız bilinçaltı temizleme çalışmaları ile bireylerin aşk duygusu hakkında oluşturduğu negatif duyguları, pozitif düşüncelere dönüştürüyoruz. Bu sayede geçmişte yaşanılan negatif duyguları geride bırakıyor ve her yerde aşık olabileceğinin farkına varmalarını sağlıyoruz” dedi.

Bilinçaltı çalışmaları duyguları her yerde dönüştürüyor

Aşk kişiden kişiye çeşitlilik gösterirken somut ve ruhsal yapımızda değişikliklere sebep oluyor. Bilhassa kandırılma ve terk edilme sonucu ayrılan çiftlerde, terk edilen kişide ‘değersizlik’ duygusal oluşuyor. Bu durum ilerki süreçlerde kimseye güvenmeme ve kimseye aşık olamama korkusunu oluşturuyor.

Aşk acısının yeni bir fobinin habercisi olabileceği üstünde duran Yılmaz, “Uzun süredir aşık olduğunuz biriyle yollarınızı yarmak tabiki kolay olmayacaktır. Partnerimizle yaşadığımız olumsuz hatıralar duygu dünyamızda depolanır. Bu olumsuz düşünceler sosyal hayatımızı ve tavır şekillerimizi etkiler. Ardından ise kişiler hayatla bağlarını kesip aşık olmama kararları alırlar. Öfkeyle dargın bu kararlar, kuşkusuz oysa sağlıklı kararlar değildir. İşte aşk acısını iyi idare etmek bu noktada başlıyor. Ilk Kez bu düşüncenin değişirilip dönüştürülmesi gerekiyor. Bu da bilinçaltı temizliği çalışmaları ile bir veya iki seansta gerçekleşiyor. Sonrasında ise bir nadas süreci öneriyorum. Altı ay ile bir sene içersinde yeni bir ilişkiye başlanmaması gerekiyor. Bu süreçte birey kendini dinlemeli. Kendini dinleyen kişi bir zaman geçtikten daha sonra tekrardan aşkı deneyimlemeye hazırlanmış olur. Aşk önemli ve değerli bir duygudur. Ne mutlu aşık olabilene, aşkı bulabilene. Bu yüzden aşkı dolu doymuş yaşamak gerekiyor. Bu duyguyu yaşarken önümüze meydana çıkan bir takım kalıplarımızı değil ederek daha dinç bir şekilde aşk duygusunu yaşamaktır doğru olan” diye belirtti.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here