spot_img

Bu yaz plajlarda keza huzur hem zariflik ön planda!

SIBO kronik çoğu şikayetin sebebi olabiliyor

SIBO (ince bağırsaktaki zararlı bakteri artışı); şişkinlikten, ishale ve hatta sızdıran bağırsağa o kadar fazla sorunun arkasından sebep olabilmektedir. Bağırsak florasındaki denge bozulduğu süre; bağırsaktaki yardımsever bakteriler azalırken zararlı bakteriler çoğalmaya başlar. Bu işlem genel olarak yüksek oranlarda basit şeker ve kolay karbonhidrat tüketimi ile ilerler ve SIBO denilen tabloyu oluşturur. SIBO’da bağırsaktaki zararlı bakteriler; basit şeker ve karbonhidratı parçalarken hidrojen ve metan gazlarını açığa çıkarmaktadır. Bu da karın bölgesinde aşırı gaz ve aşırı şişlik olarak kendini belirli etmektedir. SIBO tablosunun büyük bir kısmı bu şekilde gözlemlenirken; diğer bir zararlı bakteri grubu ise safra tuzlarını parçalayarak yağ sindirimini sekteye uğratır. Netice; kronik ishal olarak kişiye yansımaktadır. Bir başka bakteri grubu ise bağırsak bariyerini imha ederek; sızdıran bağırsağa niçin olabilmektedir.

SIBO belirtileri aralarında;

-Gaz

-Mide bulantısı

-İshal

-Karın bölgesinde ağrı ve kramplar

-Kabızlık (fakat daha fazla ishal gözlenir)

-İrritabl bağırsak sendromu veya bağırsak enfeksiyonları

-Otoimmün hastalıklar

-Ilk Olarak B12 Vitamini almak üzere; vitamin, mineral eksiklikleri

-Yağ emilim bozuklukları bulunmaktadır.

SIBO bağırsak flora analizi ile belirlenebiliyor

Türkiye’de o kadar yaygın olmamakla birlikte SIBO’nun varlığını bildiren  testler bulunmaktadır. Bunlar;

Nefes testi; SIBO’da altın standart olup, kişinin 12 saat her tarafında aç kalmasının ardından 3 saat baştan başa her 15 dakikada bir, bir arz şeker tükettikten sonradan nefesi incelenir. Pankreatik enzim yetersizlikleri ve çölyak içinde güzel bir testtir.

İdrar testleri; SIBO olması durumunda idrardaki zararlı bakterilerin ürettiği maddelerin varlığı sorgulanır.

Dışkı flora analizi; Bağırsak florasının dengesizliğinin incelenmesi de SIBO’nun görüntülenmesinde yardımcıdır. Türkiye’de dışkı flora analizi uygulanabilmekte ve SIBO’nun görüntülenmesine asistan olmaktadır. Hastadan alınan iyi bir anamnez ile flora analizi bir araya getirilerek doğru tedavi programı ile hasta SIBO’dan yani şişkinlikten kurtulabilmektedir. 

Tedavide doğal desteklerden de faydalanılabilir

SIBO teşhisinde kullanılan testlerin uygulanmasının arkasında uygun ilaç ve gıda tedavisinin yapılması gerekmektedir. Tedavide genelde hekimler, yalnızca bağırsak zararlılarının duyarlığı olduğu rifaksimin grubu antibiyotik kullanabilirler. SIBO tedavisinin büyük bir aşamasını bu çare oluşturmakla birlikte doğal destekler de asistan olabilmektedir. Bilhassa Altınmühür otu, kırk kilit otu gibi irin baskılayıcı bitkilerden faydalanılabilir. bunun dışında şekerden ve basit karbonhidrattan uzakta bir gıda düzeni de SIBO tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. SIBO tedavisinde uygulanan diyetler şunlardır;

Eliminasyon diyeti (Düşük FODMAP Diyeti)

Düşük FODMAP diyeti, düşük laktoz, düşük fruktoz, düşük fruktanlar/gos ve düşük poliyollerden oluşmaktadır. Yüsek FODMAP’lerin olmadığı bir besin programı 3-8 hafta boyunca uygulanması SIBO tedavisinin büyük bir parçasını oluşturmaktadır. Bu özel diyetin yasakları aralarında yüksek süt şekeri, fruktoz,  fruktanlar/gos  ve poliyoller bulunmaktadır.

Laktoz: (Gaz ve şişkinliği tetikler, bağırsağa su çeker) Bütün süt ve süt ürünleri. 

Yüksek früktoz: (Bağırsağa su çeker) Elma, karadut, kiraz,  incir, mango, armut, karpuz, içki, agave ve güya bütün tatlandırıcılar.

Yüksek fruktanlar: (Gaz ve şişkinliği tetikler) Greyfurt, Trabzon hurması, soğan, sarımsak, buğday, arpa, kuru baklagiller, muz, enginar.

Yüksek poliyoller: (Bağırsağa su çeker) Ayçiçeği, mantar, bezelye, elma  kayısı, yaban Mersini kiraz, nektarin, armut, şeftali, mürdüm eriği, karpuz.

Doğru protein, sebze ve meyve kaynaklarının beslenmede yer aldığı bir gıda programı uygulanmalıdır. Bu beslenme programı özellikle bromelain, (oysa ananasta bulunmaktadır) potasyum ve magnezyum içermelidir.

Bütün GAPS diyeti

GAPS diyetinin “Tam GAPS” aşaması uygulanmaya başlanmalı ve bu vesile ile bağırsak onarımı devam ederken, probiyotik tüketimine de başlanmalıdır. Kemik suyu, Hindistan cevizi yağı, konut yapımı elma sirkesi gibi bağırsak onarıcı ajanlar bu aşamanın vazgeçilmezidir.  Yine aynı zamanda beslenmeden çıkarılmış olan FODMAP’ler de beslenmeye bitmiş eklenmeye başlanmalıdır.

Bütün terapi boyunca Vitamin B12,D,K, probiyotik, sindirim enzimleri, demir ve çinko seviyeleri takip edilmeli; gerekli durumlarda ve aşamalarda doktor kontrolünde bu takviyelerin sağlanması önemlidir. SIBO tablosunda bilhassa bu grupların eksikliğine çoğunlukla rastlanmaktadır.

Antimikrobiyal bitki ve yağlarda yine SIBO’daki zararlı bakterilerin azaltılmasında muavin olacağı için; altınmühür otu ve nane yağı öncelikle elde etmek üzere kekik yağı, tarhun yağı ve karanfil yağı kullanılabilir Bu yağların gün içerisinde tüketilen içme sularına damlatılması

(1 litre su için 2-3 damla yeterlidir) önerilir. Bütün terapinin arkasında hastanın gerginlik ve toksinlerden uzakta, içten bir besin programının olduğu sağlıklı bir hayat tarzını benimsemesi gerekmektedir.

 

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here