spot_img

Kırık kalplerin korkusu: Filofobi

Aşk insanlık tarihi kadar eski, insanı kökten değiştirecek değin etkili, hayatı yaşanmaz kıldığı gibi kişiyi bulutlar üzerine çıkaracak kadar güçlü bir duygudur. Birçok insan bu duyguyla tanışacak dek şanslı ve aynı zamanda tanıştığı için de tâlihsiz olabilir. Fakat madalyonun bir diğer yüzünde ise aşık olmaktan fazla lakin çok korkan kişiler vardır.

Filofobi nedir

Bir çeşitlilik fobi olan filofobi, aşık olma korkusuna bahşedilen addır. Uzmanlara kadar filofobiye bütün olarak neyin sebep olduğu bilinmemekle birlikte kişinin yaşadığı negatif hissi bir deneyimin ardından ortaya çıktığı düşünülmektedir. Filofobisi olan bir birey, karşısında cinsiyetten bir kişinin varlığında endişe krizi sözde bir şey yaşar. Bu devam ederse kişinin korkusu, şehvetli bağlantısı olan kişilerden uzaklaşmasına niçin olabilir. En önemlisi de bu durum çare edilmediği sürece kişinin ailesinden, arkadaşlarından kaçmasına, sosyal çevresi ile iletişiminin yok olmasına niçin olabilir.

Filofobinin başlamasına niçin olan çoğu faktör etkin olmakla birlikte en büyük faktör acılı bir ayrılıktır. Örneğin yeni bir insanla tanıştınız. Beraber güzel süre geçirmeye başladığınızda birçok müşterek yönünüz olduğunu fark ettiniz. Zaman ilerledikçe o kişiye bağlandığınız ve aşık oldunuz. Ne yazık fakat, her aşk mutlu sonla bitmiyor ve siz her şeyin yolunda gittiğini sanırken aldatıldınız. Kırılan kalbinizi gidermek zaman aldı. Uzun bir zaman daha sonra bitmiş birini sevmeye başladınız. Bir süre sonradan bütün cesaretinizi toplayıp içinizde ona karşı beslediğiniz tüm duyguları söylediniz fakat reddedildiniz. defalarca yaşanan düş kırıklıkları ve reddedilmişlik hissi insanların yüreğini katılaştırabiliyor. tekrar tekrar yara almamak için artık kimseye derin bir sevgi ile bağlanmama kararı aldınız. Bu noktada sizde büyüyen duygular filofobi olabilir.

Fena tecrübeler filofobiyi tetikleyebilir

Filofobinin en kötü tarafı, eski kalp kırıklıklarının hatırasını yaşatmasıdır. Şöyle ki, filofobik kişiler geçmişte yaşadıkları kötü deneyimlerin etkisiyle yeni biriyle tanıştığında eğer o kişiden hoşlanırsa her tarafta acı çekeceğini düşünerek kaygılanır ve korkuya kapılırlar. Birçok vakit bu duyguların düşüncesiz ve anlamsız olduğunu bilseler deha bu duyguları kafalarından uzaklaştıramazlar. Birini baştan sevebilme ihtimalleri olduğunu anladıklarında çaresizlik, telaş, tedirginlik gibi duygularla savaşmak zorunda kalırlar. Bu durumun en büyük sebebi ise geçmişte yaşanan fena deneyimlerdir. Filofobik kişiler bir ilişkiye başlarlarsa sonunun hep hüsranla biteceğine inanırlar. Bu kişiler için firar etmek fiilen bir savunma kalkanı gibidir. Kaçarak acı çekme duygusundan kendilerini korurlar. Ruhunda hasara yol açan filofobi kişiyi fiziksel olarak da etkiler. Filofobik kişiler hoşlandığı kişiyle karşılaştıklarında bir an önce o ortamı terk etmek isterler. Kalp daha çabuk atmaya başlar, mide bulantısı, baş dönmesi, terleme, bayılma duygusal, aşırı kaygı gibi belirtiler gözlemlenebilir.

Minik yaşlardaki çocukları eğitirken ebeveynlerin çocuğa istediğini yaptırmak için “söylediklerimi yapmazsan seni hiç kimse sevmez ” “baban ve ben seni terk ederiz” gibi ifadeler kullanarak çocuğu korkutmaya çalışması çocuğun ileri ki yaşlarda yaşadığı bir aşk acısının gerisinde filofobinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yaşanan ilişki sağlıklı olmaz

Bu fobi laf konusu olduğunda çoğunlukla insanların aklına bağlanmaktan korkan kişiler gelir. Ancak bazı durumlarda kişiler bir şekilde bağ kurup ilişkiye başlayabilir fakat yaşanılan durum fazla toksik bir ilişkiye sinyâl eder. Bu kişiler çoğunlukla soğuk, ulaşılamaz ve denetim etme ihtiyacı hisseden kişilerdir. Tüm bunlar davranışlarının aşağıda bir nefret edilen şey ve güvensizlik hissi yattığına açıkça dikkat çekici eder. Güvensizlik şehvetli yüzünden duygusal bağlarına büyük zararlar verir. Bağlanma ve savunmasız olma korkusu yüzünden inişli çıkışlı fırtınalı ilişkileri olur.

Filofobi nasıl tedavi edilir

Kişinin mutsuzlaştıran, hayattan şımartma almasını engelleyen aşık olma korkusu tedavisi olan bir hastalıktır. Fobi tedavilerinin temelini yüzleşmeler oluşturur. Hasta kendi duygularından korktuğu için “imajinasyon” denilen “hayal kurma” egzersiziyle hasta aşık olmaya maruz bırakılıyor. Filofobik kişi aşamalı olarak bu nefret ile yüzleştiriliyor. Yüzleşmenin arkasından kişinin aşka dair kafasında yer edinmiş olan olumsuz düşüncelerin yerine artı hafıza kalıpları yerleştiriliyor. Bu Nedenle geçmişte yaşanan acı tecrübenin vermiş olduğu nefret ve kaygılar geride kalıyor. Geçmişte yaşananlar yalnızca bir hayat tecrübesi olarak kalıyor.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here