spot_img

Mutlu bir izdivaç için aşık olmak yeterli mi

Aşkın, mutlu bir evliliğin anahtarı olduğu, birbirine aşık çoğu çift göre kabul edilir. Aşık bir çiftin evliliklerinden umut ve beklentileri de hal böyle olunca epeyce yüksek olabiliyor. Peki evliliğin başında sarf edilen ardı arkası gelmez sevgi sözcükleri nasıl oluyor da ‘sen benim evlendiğim adam/kadın değilsin, seninle evlendiğim güne lanet olsun, sen beni kandırdın’ gibi kırıcı söylemlere dönüşüyor?

Ne eyvah ama ‘aşkın gözü kördür’ tabiri gayet gerçekçidir. Aşık olunduğunda insan beyninin duygularla ilişkili bölümü, kontrolü ele alır. Mantık, analiz, zihin yürütme gibi entelektüel işlevlerimizden sorumluluk sahibi kısım ise neredeyse devre dışı kalır.

İnsanlar bu gibi durumlarda bir bilinç daralması yaşayabilir. Bunun sonucunda da evlilik gibi istikrarlı ve ömür boyu sürmesi istenen bir ilişkinin gerektirdiği öyle çok etmen fark edilemeyebilir veya bir miktar ayrım edilse bile dikkate alınmayabilir. Bireyler karşısındaki insanın niyetini veya davranışını okuma becerilerini sadece görmek istediklerini görerek köreltir. Birçok kişi bu sebeple evlilik öncesinde belirgin olan davranışları, eğilimleri ve değerleri görmezden gelir.

Evlilik öncesinde birçok faktör dikkate alınmalı

Evliliğin uzun ömürlü ve doyum, sevinç sağlayacak bir kurum olmasını istiyorsak evlilik öncesinde tanıma ve karar aşamalarında birçok faktörü koyulmak gerekir. İki kişinin kendi arasındaki hissi harmoni, cinsel ahenk, anlaşmazlıkları çözme becerileri, hayatlarıyla ilgili konulardaki beklentiler, karar alma becerileri, manevi değerler ve inançlar, ailelerle ilişkilerde harmoni, evlilikte bütçe yönetimi, roller, meslek bölümleri, çocuk yapma ve çocuk sayısı ve kariyer hedefleri gibi konularda anlaşma içinde olmaları kayda değer

Ahenk aramak, her konuda benzerlik içinde elde etmek anlamına gelmez. Farklılıklara saygıyla yaklaşarak kabul etmek hatta ayrışan noktaları bir zenginleşme fırsatı olarak görüp kullanabilmek de olası. Ancak genel olarak benzer edinmek evliliği yürütmede işleri kolaylaştırır. Benzer çevreden, dini inançlardan, yaşam tarzlarından, eğitim ve ilgi alanlarından ve yakın yaşlardan olunması gibi pek çok nitelik sürtüşmelerin az, doyumun pozitif olmasını sağlayabilir.

Öğrenmenin en manâlı yollarından birinin de model almaktır. Anne ve babanın nasıl bir ilişki içinde oldukları, nasıl bir erkek ve kadın rolleri olduğu, aralarındaki meslek bölümü, kararların nasıl alındığı, sevgi manzara şekilleri, ağız dalaşı ve kırgınlıkları onarma tarzları gibi böylece fazla faktör çocuğun öğrenmesinde oldukça etkilidir. Çocuğun erişkin hayatında kuracağı ilişkilere öğrendiklerini aktarmasında bu gibi faktörler büyük tartı taşır.

Travmalar gösterme açısını etkileyebilir

Eğer kadın eski ilişkilerinde travmatik sayılabilecek, negatif duygusu fazla yüksek yaşantı veya yaşantılar yaşamışsa bugünkü ilişkisinde etkilenme ihtimali vardır. Örneğin kadın aldatılmış ise eşini pozitif kontrol etme eğilimi geliştirebilir, fazla kıskanç denilebilecek davranışlar içine girebilir. Eski sevgilisi kişiliğini örseleyen, yetersizlik inancı yaratan, aşağılayan davranışlarda bulunmuşsa, yeni eşin en minik bir eleştirisine tahammül gösteremeyebilir. Bu durumlarda eski yaraları tetiklenip büyük tepkime verebilir. Geçmişten taşıdığımız yaralar bugünü mutlaka etkiler. Yaralarımızın haberdar olup, eşimizin de anlamasını sağlayıp ilişki içinde iyileştirmeyi amaçlamalıyız.

Pandemiyle birlikte bilhassa genç̧ler aniden fazla siteye üye olup, çok sayıda kişiyle süre geçirerek görüşmeye başladı. Haliyle ilişkileri de çarçabuk tüketiyorlar. Öte yandan bir takım kişiler, özellikle kadınlar, derhal buluşma baskısı olmamasından nedeniyle daha rahatlar ve karşılarındaki kişiyi en ince ayrıntısına kadar tanımaya çalışıyorlar. Bu durum karantina flörtü (iso-mate) ilişoysa biçimi olarak adlandırılıyor. Çünkü bu grup ırk bundan böyle yüz yüze buluşmadan önce güçlü bir bağlantı kurmak istiyor. Bu açıdan bakınca, sanal dünyanın romantizme kendine özgü bir katkısından bahsetmek olası belki.

Peki pandemi, aynı evde yaşayan eşleri nasıl etkiledi? Dengeyi gözetmek için ne yapmak gerekiyor? Hoşgörü alanımız daralıyor. İşleri aranje etmek ve paylaşmak, mekanı zaman zaman yalnız kalabilecek şekilde düzenlemek, benzer mekanda iken bile birbirimizi yalnız bırakıp meşgalelerimize konsantre olmanın prensiplerinde anlaşmak, birlikte şen zaman geçirecek aktiviteler oluşturmak dengenin korunmasına tezgâhtar olabilir. Özel bir süreçderi geçildiğini baştan kabul etmek ve yıpranarak değil elele çıkmak açısından bu tür önlemleri dikkate alabiliriz.

Uzman Kişi, Çift ve Aile Terapisti Feryal Tükel

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here