spot_img

Çocuğunu çokdilli yetiştirmek isteyen anne ve babalar ne yapmalı?

Erken çocukluk döneminde birdenbire pozitif dil öğreniminin dilbilimsel, bilişsel, nörolojik ve sosyolojik özelliklerini inceleyen Prof.Dr. Belma Haznedar, dil öğrenimine erken yaşta başlatmak konusunda şu hususlara dikkat çekti:  

“Erken yaşta dil öğrenimine başlatmak çoğu açıdan menfaat sağlayabilir. Ama bu konuda araştırmacılar aralarında önemli görünüm ayrılıkları var. Fakat şu bir reel; dil öğrenimi bugünden yarına kısa sürede gerçekleşmez. Esas irtibat becerilerinin ötesinde bir dili akademik anlamda öğrenmek için 5-7 yıl gibi bir süreye gereksinim vardır. Bu anlamda ne kadar erken başlar ve bunu ne kadar iyi yaparsanız daha iyi sonuçlar almanız olası olacaktır. Bence bu ülkemizin kanayan yarası olan tanıdık olmayan dil öğretiminin üniversite yıllarına kadar sarkmasını da engelleyecektir. Natürel burada çocuklara ikinci/tanıdık olmayan bir dili nasıl öğrettiğiniz de fazla önemlidir.”

Yaş faktörü değin konut veya mektep gibi ortamların da ikinci bir dili öğrenmede kritik ağırlık taşıdığına uyarı çeken Haznedar, şöyle devam etti:

Çocuğunu çokdilli yetiştirmek isteyen anne ve babalar ne yapmalı

“Çocuğun evde konuştuğu dilin içinde yaşadığı toplumda ve mektep ortamında ne dek desteklendiği çok kayda değer. İkinci bir dilin sınıf ortamında öğretildiği durumlarda dilin kişisel yaşam elementlerinden büyük ölçüde mahrum kaldığını görüyoruz. Yoğun tanıdık olmayan dil eğitiminin yapıldığı okullarımız olmakla birlikte, bu ülkemizdeki eğitim programlarının genel normunu oluşturmuyor. Kimi çalışmalarda erken çocukluk yerine sonraki yıllarda başlanan dil öğreniminin daha iyi sonuçlar verdiğini öne süren bulgular var. 

Bu sonuçlar tek başına yaşın yok, çocuğun içinde yaşadığı öğrenme ortamının, evde kaç kitap okunduğunun, ailenin sunduğu olanakların önemine yapılan vurgu bakımından kayda değer. Mesela, evinde kitaplarla büyüyen bir çocuğun keza konuştuğu dillerde söz varlığı bilgisinin ayrıca de açıklama dilinin çok daha varlıklı olduğu görülüyor.”

İkidillilik hakkında doğru tanıdık yanlışlar

Prof.Dr. Belma Haznedar, anne ve babalar için hazırladığı bölümde ise ikidillilik hakkında en çok merak edilen sorulara ve doğru aşina yanlışlara yer veriyor. İşte bunlardan bazıları:

İki dile maruz kalmak çocuğumun kafasını karıştırır mı? 

Bu sorunun cevabı, ‘Hayır’. Kimi vakit çocuğun her iki dilden kelimeleri aynı cümlede kullanmasını, anne ve babalar kafa karışıklığı olarak algılayabilir. Bu, ikidillilik literatüründe dil değişiklik/tertibat değişim olarak bilinir ve yetişkinlerin de çoğunlukla yaptığı sıradan bir uygulama şeklidir.

Çocuğum her iki dilini benzer derecede akan ve doğru kullanabilir mi?

İkidillilik alanında en hatalı tanıdık konulardan biri, ikidilli bir çocuğun her iki dilini benzer derecede akan ve doğru konuştuğu yönündeki görüştür. İkidilli kişiler lüzum eğitim olanaklarına erişim, gerekse içinde yaşadıkları konut, topluluk ve çalışma koşulları sebebiyle, her iki dile eşdeğer oranda maruz kalamayabilirler. Hem ikidilli kişiler dillerini ayrı kişilerle, öbür nedenlerle, farklı ortamlarda, bambaşka işleri yapmak için kullanırlar. Her bir dildeki akıcılığı ve dürüst kullanımı, kişinin o dile ne ölçüde gereksinim duyduğu ve hangi sıklıkla kullandığı ile aracısız ilgilidir. 

İkidillilik çocuğumu daha zeki mi yapar? 

İkidillilik çocuğunuzu daha zeki yapmaz. İkidilliliğin çocuğun gelişimine yararları vardır. Oysa bu, ikidilli çocukların daha akıllı olduğu anlamına gelmez. Bu konuda literatürde bilimsel bir data bulunmamaktadır. 

İkidilli çocuk yetiştirmek isteyen anne ve babalar ne yapmalı? 

Çocuklarıyla bol bol kendilerini gizli hissettikleri dilde konuşmalı! Birlikte süre geçirmeli, oyunlar oynamalı, öbür şekillerde iletişim kurmanın yollarını aramalıdır.

 

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here