spot_img

Bu saç maskelerine dikkat! Kelliğe niçin oluyor

ABONE OL

Her bir saç teli takriben 4 ila 6 sene canlı kalıyor. Bu sürenin sonunda dökülen saçlar 3 ila 4 ay süren bir dinlenme sürecine girer ve daha sonra her tarafta uzamaya başlar. böylece her saç dökülmesi durumunda bir hastalıktan bahsedemeyiz.

Günde 100’den daha az saç telinin dökülmesini normal olarak değerlendiririz. Oysa günde 100’den pozitif saç telinin 4 ila 6 haftadan daha uzun vakit dökülmesi durumunda saç dökülmesi hastalık olarak kabul edilir.

Saç dökülmeleri genel anlamda kalıcı ve daimi olmayan biçiminde iki grupta sınıflandırılabilir. Genel Olarak stres kökenli, mevsimsel gerçekleşen, kilo verme sonrası, doğum sonrası, vitamin eksikliklerine alt artan ve yüksek ateşle seyreden hastalıklardan daha sonra görülen saç dökülmelerini daimi olmayan durumlara misal verebiliriz.

Ama saçlı derinin mantar enfeksiyonları gibi bazı mikrobiyal hastalıklarda, yanık ya da ameliyat izi gibi travmatik saç kayıplarında ve sebebi henüz net olarak bilinmemekle birlikte kıl köklerinin daimi olarak hasarlandığı bir takım saçlı deri hastalıklarında kalıcı saç kaybı meydana gelebilir.

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronun dihidrotestosteron adı verilen başka bir hormona dönüşmesi sonucu saç köklerinin bir bölümünde minyatürleşme başlar. Olması gerekenden daha ince bir ülkü gelen kıl kökü yıllar içerisinde yeniden saç üretemeyecek ayla kazanç. Bu hastalıkta kişide olağandışı sayıda saç dökülmesi genellikle yoktur ancak aylar-yıllar içerisinde saçlarda sırasıyla incelme, seyrelme ve kellik gözlenir.

Saçların çoğunlukla ön ve yığın bölgeleri vakit içerisinde dökülür ve daimi saç kaybı meydana kazanç. Demir, çinko, biyotin, folik asit, B12 ve D vitamini eksiklikleri, kansızlık, tiroid bezi hastalıkları, gerginlik, özellikle yüksek ateş ile seyreden geçirilmiş enfeksiyonlar, bir takım ilaçların kullanımı, doğum, kontrolsüz yapılan diyetler ardından hızlı kilo kayıpları ve yakın zamanda geçirilmiş ameliyatlar saç dökülmesinin en sık sebepleri arasındadır.

aynı zamanda çok sıcak kurutma, düzleştirici kullanımı gibi hatalı yöntemler, saçlı derideki alerjik durumlar ile egzamaları çoğu zaman daimi saç kaybıyla sonuçlanmayan ancak aşırı derecede dökülmeye sebep olabilecek nedenlerdendir.

Saç dökülmesini önlediği bahis edilen kürler ve yardım ilaçlara dikkat edilmesi gerekiyor. Hastaların evde kendi kendilerine uyguladığı karışımlar ve kürler kısmen yardımcı olsa da çoğunlukla saç dökülmelerinin azalmadığı, tersine arttığı yönünde şikayetler ile karşılaşılıyor.

Doğal diye yapılan saç maskelerinin ilk olarak saçlı cilt olmak üzere, kulaklarda, göz kapaklarında, yüzde ve boyunda alerjik durumlara sebep olabileceği unutulmamalıdır. Şiddetli olabilecek alerjik durumlar kıl kökünde kalıcı zarar bırakabilir ve daimi saç kaybı ile sonuçlanabilir. Yüz bölgesinde ve göz kapaklarında ise daimi lekelere niçin olabilir.

Özellikle vitamin eksiklikleri ve anemi gibi durumlarda kan tetkiklerinin sonucuna göre destek hap kullanılması yardımsever olacaktır. Yapılan birçok çalışmada kan düzeyinde düşüklük olmadan vitaminlerin kullanılmasının herhangi bir yararının olmadığı gösterilmiştir. Bu gibi durumlarda hasta muayene yapılmaksızın takviye hap kullanırsa gözden düşmüş ast etkiler ile karşılaşabilir.

Yaklaşık bir aydan uzun süren ve günde 100 adetten daha fazla saç telinin döküldüğü her durumda mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yapılacak her çare kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Hastanın yaşı ve cinsiyeti, dökülmenin süresi, eşlik eden hastalıkların varlığı, aile öyküsü gibi bir takım önemli etkenler mutlaka değerlendirilmelidir.

Kalıcı saç kaybı ile sonuçlanmayan durumlarda tedavi ne dek erken ve içten bir şekilde uygulanırsa saç dökülmesi de çabuk bir şekilde iyileşecektir. Çoğu kişide uzun süren saç dökülmesi psikolojik olarak negatif sonuçlar doğurmaktadır. Bu da kişide stres faktörünü arttırarak yeni saçların dökülmesine sebep verebilir ve süreç kısır bir döngüye girebilir. Daimi saç kaybı ile sonuçlanabilecek her durumda ise tedaviye başlangıç zamanı fazla önemlidir. Yerinde çare ile kıl kökleri hemen şimdi canlıyken iyileşme sağlanırsa dökülen saçlar yeniden yerine gelir. Oysa kıl kökü hasarı oluşursa yeni saç oluşumu mümkün değildir.

Saçlı deri üzerine uygulanan bir takım sprey, losyon, köpük ve şampuan formundaki ilaçlar saç dökülmelerini tedavi etmek için çoğu kez kullanılıyor. Ama bu tedaviler vitamin eksiklikleri, kansızlık ve eşlik eden hormonal hastalıklar varlığında kimsesiz yeterli olmaz. Mutlaka yerinde tetkikler yapılarak varsa eşlik eden sorun saptanmalı ve uygun bir şekilde çare edilmelidir. Bu amaçla kullanılan sistemik ilaçlar iyileşme sürecini hızlandırır.

Son yıllarda epeyce popüler ayla gelen PRP ve mezoterapi uygulamaları ile saç dökülmesi daha etkili ve süratli bir şekilde tedavi edilebilir. PRP yönteminde hastadan alınan bir miktar kandan elde edilen ve trombosit adı verilen hücrelerden varlıklı olan plazma kısmı bitmiş saçlı deriye enjekte edilir. Sık seçim edilmesinin nedeni herhangi bir hap içermediği için oldukça güvenli bir yöntem olması ve alerji riski bulunmamasıdır.

Mezoterapi ise bazı hap, vitamin ve minerallerden oluşan ürünlerin saçlı deriye enjekte edilmesiyle yapılır. Saç köklerine ihtiyacı olduğu maddeler doğrudan doğruya enjekte edildiği için etkisi daha çabuk görülür. Bu tedavilere eş bir diğer usul ise kök hücreli tedavisidir. Bu yöntemle de kişinin kendi derisinden elde edilen kök hücreler özel bir şekilde elde edildikten daha sonra saçların yoğun döküldüğü ve inceldiği bölgelere enjekte edilir.

Tekrar son yıllarda yapılan bir takım çalışmalarda saçlı deriye uygulanan lazer tedavilerinin de başarılı sonuçları olduğu gösterildi. Tüm bu tedavilere yanıt alınamayan durumlarda veya daimi saç kaybının geliştiği hastalıklarda cerrahi yöntemler yani saç ekimi tedavisi yapılabilir. Bilhassa androgenetik alopesili hastalarda oldukça yeterli sonuçları bulunur ve ileri faz hastalarda tercih edilmelidir.

Saç dökülmesini önlemek için ilk kez içten saç ve saçlı deri bakımı fazla önemlidir. Saçlar yapısına uygun bir şekilde günlük ya da gün aşırı olacak şekilde ılık su ile kibarca yıkanmalı. Çok soğuk veya çok sıcak su ile banyo yapmak saçın yapısını bozarak daha basit dökülmelerine neden olabilir. Banyo sonunda uzun saçların uçlara saç kremi uygulaması daha sıcacık taranmasını sağlayarak kırılmaları azaltır.

şekillendirmek için saç şekillendiricileri kullanan şahısların yatmadan önce mutlaka saçlarını yıkamaları gerekiyor. Banyo sonrası saç ve saçlı deriyi kurutma işlemi çok sıcak yapılmamalıdır. Bilirkişi olmayan kişiler tarafından önerilen saç bakım ürünlerinin kullanımı nasihat edilmemektedir. Gelişebilecek bazı olumsuz bağlı etkiler ve alerjik durumlar saçların dökülmesini arttırabilir.

Dinç saçlar için kişinin yaşam tarzı da epeyce önemlidir. Stresin azaltılması, sigara ve içki gibi alışkanlıkların bırakılması, ahenkli uyku ve beslenmeye tartma verilmesi, günde ortalama 2-3 litre arasında su içilmesi genel sağlığı iyileştirmenin yanına saç sağlığını da olumlu etkiler. Saç dökülme riski yüksek hastalarda (ör: kalıtımsal kaynaklı dökülmeler) dökülme olmadan da yerinde tedavilerle mevcut saçların daha da güçlenmesi hedeflenebilir. Özellikle 40’lı yaşlardan sonradan ve menopoz sonrası kadınlarda oral kolajen takviyeleri saçların daha kuvvetli ve dinç olmasına katkıda bulunabilir.

Merak Edilenler

Keşfet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here